Gemi Suda Yüzer mi, Batar mı? İşte Bütün Soruların Cevapları (Ve Birkaç Espri)
Gemi suda yüzer mi, batar mı? Bu basit bir soru gibi gözükebilir ama aslında, insanın bu soruya verdiği cevaplar, hayatta karşılaştığı karmaşık sorulara nasıl yaklaşacağını gösteriyor. Gerçekten. Hem de öyle bir şekilde ki, bir dakika bir şey anlamadığınızı fark ettiğinizde kendinizi bir geminin batışını izlerken bulabilirsiniz. Çünkü derinlemesine düşünmeye başladığınızda, hayatın bir nevi batmakta olan bir gemi gibi olduğunu fark ediyorsunuz. Bazen suda yüzüyor gibi gözükse de, birden her şey tersine dönüyor.
Hayatın gemisiyle ilgili bir soruyu mizahi bir şekilde ele alırken, belki de en eğlenceli kısmı, bu basit sorunun içinde bizi bekleyen çok daha büyük soruların olması. Ama gelin, biraz da mizahı katarak bakalım. Suda yüzen bir gemi mi, yoksa batacak bir gemi mi? Cevap bir tık daha derin, ama önce günlük hayatımıza bakalım.
1. Gemi Suda Yüzer mi? – Klasik Bir İzmirli Görüşü
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Arkadaş ortamında sürekli espri yapan biriyim. Hani, herkesin ciddi olduğu bir ortamda ben salakça bir espri yaparak ortamı rahatlatan tiplerdenim. Ama içten içe de her şey hakkında fazla düşünen biriyim. Bu ikili halimi bazen bir gemiye benzetiyorum. Yüzeyde gülüyorum, şaka yapıyorum, ama içimde fırtınalar kopuyor.
Bugün, bir kafede otururken yanımda bir arkadaşım “Gemi suda yüzer mi, batar mı?” diye bir soru sordu. Ben de hemen araya girmeden, “Tabii ki yüzer,” dedim. Ama sonra içimden “Ya, bu soru bana çok garip geldi, ne demek suda yüzer mi, batar mı? Benim yaşamımda bir sürü gemi batıyor zaten,” diye düşündüm. Yani, bazen insan kendini bir gemi gibi hissediyor.
Bazen ben de bir gemiyim, yüzeyde sakin görünmeye çalışırken içimdeki dalgalarla mücadele ediyorum. O yüzden bir gemi suda yüzer mi? Tabii ki! Ama her geminin bir batış anı vardır, değil mi?
2. Batar mı? O da Ne Demek?
Her gemi batmaz, tabii ki. Eğer gemi inşa ederken doğru malzeme ve mühendislik kullanırsanız, o gemi suda bir süre yüzebilir. Ama, bu dünya gemisi dediğimiz şey de bazen öyle… Her şey mükemmel görünüyor, bir an bitti diyoruz, ama bir anda batmaya başlıyoruz.
Bir gün arkadaşım Murat’la sahilde yürüyorduk. O an birden aklıma geldi. Dedim, “Murat, bir gemi suda batar mı, ya da batarsa neden batar?” Murat bana bakarak “E abi, batarsa su alır, o yüzden batar.” dedi. Klasik mantıklı Murat cevabı. Ama ben bir an duraksadım. Sonra dedim ki: “O zaman hayat da biraz böyle değil mi? O kadar su alıyoruz ki bir noktada batıyoruz.”
Murat, “Abi, sende felsefi yön mü var? Bu gemi olayı nereden çıktı?” dedi. Ama ben ona göre daha derin düşünüyordum. Bazen de hayatın gemisini kurarken, içini su alacak şekilde inşa ediyorsun. Farkında bile olmuyorsun.
3. İç Sesim: “Bu Durum Beni Tedirgin Ediyor”
Şimdi bir an, kafamda biraz daha derinlemesine gitmeye karar verdim. Şöyle düşündüm: Her şeyin bir sonu var. Geminin de bir günü var. Suda yüzüyorsa, batmak için de bir yol bulacaktır. Her şeyin bir kırılma noktası var. Gemi batmaz, ama senin içindeki korkular su almaya başlarsa, bir gün aniden batabilir.
Tabii, bir de geminin tipine bağlı. Eğer gemi iyi yapılmışsa, yani ruhsal yapımız stabilse, bir süre su almaz. Ama ne zamanki biraz daha huzursuz olmaya başlasam, su biraz daha fazla almaya başlıyor. “Gemiyi hemen çek, kaptan! Arkadaşlar, biraz içki içtik, gemi su alıyor!” Ama bazen, “Tamam, sakin ol, her şey yolunda” diyerek sorunu ertelemeyi de çok seviyorum. Ama bir süre sonra batıyoruz işte.
4. Gemi Suda Yüzer Mi? Evet, Ama Hangi Koşullarda?
Bunu anlamanın en iyi yolu, yaşadığım bir anı hatırlamak. Geçen yaz, İzmir’in bir sahil köyünde bir tekne turuna çıkmıştık. Teknede otururken, “Bu gemi batmaz,” diye düşünüyordum. Ama birden aklıma geldi, “Ya, biz bu tekneyi doğru mu inşa ettik?” Tam bu noktada, kaptanımız “Arkadaşlar, dikkatli olun, su alabiliriz!” diye uyardı. O an, geminin su alması ihtimali beni dehşete düşürmüştü.
“Su alması” demek, bazen içimizdeki depresyon, korku ya da kaygının arttığını hissetmek gibidir. O an, geminin bir an batar gibi olması bana, “Hayat her zaman güvende olamayabilir, ama hepimizi güvenli bir yere götüren bir yol vardır,” dedirtti.
5. Sonuçta Geminin Hızı Ne?
Yavaş yavaş batmaya başlasam da, hayatın gemisinin hızı bir şekilde benimle ilerliyor. Gemi suda yüzer mi? Tabii ki yüzer. Ama bir gün, bir şeyler ters giderse batabilir. Kimse bunun ne zaman olacağını bilmez. Ama önemli olan, her batışta tekrar kalkmayı başarabilmek. Geminin tekrar su yüzeyine çıkması gibi, biz de tekrar ayağa kalkarız. Yeter ki doğru mühendislikle, doğru planla gemiyi kurmuş olalım. Yoksa, “Batarım, batıyorum!” diye düşünürken kendimizi kaybolmuş bir şekilde bulabiliriz.
6. Bir Sonraki Düşüncemde, Gemimle Sohbet Ediyorum
İzmir’de bir kahve molasında, gemi meselesini arkadaşlarımla tartışırken, birden iç sesim devreye girdi. “Senin gemin suda yüzer mi, yoksa batarsa? İyi de, bu gemiyi sen inşa etmedin mi?” Bunu düşünerek gülümsedim ve “Belki de gemi batacak, ama önemli olan ne zaman batacağı değil, nasıl battığıdır!” dedim. Herkes kafasını sallayarak onayladı, ama kimse ne demek istediğimi tam olarak anlamadı.
Bir dakika sonra, iç sesim tekrar devreye girdi: “Abi, bu kadar düşünme, geminin batmasından korkma! En azından batarken bir fırtına çıkar, olay olur!” Sonunda dedim ki, “Evet, evet, tam olarak bu!”
Hayat bazen bir gemi gibidir, ama önemli olan sadece yüzüp gitmek değil, o yolculuğu nasıl geçirdiğimizdir. Yavaşça da olsa, gemi suya batmaya başlamışsa, biz de içimizdeki kaygıları bırakıp, yeni bir yolculuğa çıkabiliriz. Yüzerken, biraz daha güvende hissedebiliriz.
7. Batar mı, Yüzer mi? Her Şeyin Bir Yolu Var
Gemi suda yüzer mi, batar mı? Bazen suda yüzmek kolaydır, bazen de bir gemi batmadan önce bize yol gösterir. Gemiler batabilir, ama gemiyi doğru yapıp doğru şekilde yönetirsek, o batış hiç yaşanmayabilir. Ya da belki, bazen batmak, yeniden doğmak için gereklidir.
Hayatın gemisi her zaman bizi taşımaz. Ama ne olursa olsun, gemiyi inşa etmeyi unutmamalı, her zaman güvenli yolda kalmaya özen göstermeliyiz.